18 Ekim 2017 Çarşamba
Anasayfa > HABERLER > ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENLERİ TENEFFÜS HAKKINDA MAHRUM BIRAKILAMAZ

ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENLERİ TENEFFÜS HAKKINDA MAHRUM BIRAKILAMAZ

13.01.2016 08:01:34 Okunma Sayısı : 1068 12 14 16 18 yazdır
Özel öğretim branşı öğretmenlerinin dinlenme saatleri olan teneffüs saatlerinde öğrencilerin takibini yapmakla görevlendirilmeleri ve nöbet görevi verilmesi yasal ve hukuki değildir.
ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENLERİ TENEFFÜS HAKKINDA MAHRUM BIRAKILAMAZ

ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENLERİNE NÖBET GÖREVİ VERİLEMEZ TENEFFÜS HAKKINDA MAHRUM BIRAKILAMAZ

 

 

İlgili mevzuatına göre, İlkokul ve ortaokulda görev yapan özel öğretim branşı öğretmenlerinin dinlenme saatleri olan teneffüs saatlerinde; okul yönetimlerince mevzuata aykırı olarak özel eğitim öğrencilerinin olumsuz bir davranışta bulunmaması, olumsuz durumla karşılaşmaması, diğer öğrencilerle uyumunun ve kaynaşmalarının sağlanması için teneffüste de bu öğrencilerin takibini yapmakla görevlendirilmeleri ve nöbet görevi verilmesi yasal ve hukuki değildir.

Şöyle ki;

 

İLKOKUL VE ORTAOKULDA GÖREV YAPAN ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENLERİ VE ÖĞRENCİLERİNİN TENEFFÜS HAKKI VARDIR

31.05.2006 Tarihli ve 26184 Sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanan Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliğinin "Bulunduğu okulun veya kurumun eğitim programını uygulayan özel eğitim sınıfları" başlıklı 26. maddesi (g) fıkrasındaki; "ğ) Bu sınıflar ders, dinlenme, yemek ve diğer etkinlik saatleri bakımından okulda/kurumda uygulanan programa uyarlar." hükümleri,

Aynı Yönetmeliğinin "Bulunduğu okulun veya kurumun eğitim programından farklı bir eğitim programı uygulayan özel eğitim sınıfları" başlıklı 27. maddesi (g) fıkrasındaki; "g) Bu sınıflarda ders, dinlenme, yemek ve diğer etkinlik saatlerinde okul veya kurumda uygulanan programa uyulur." hükümleri ile ilkokul ve ortaokullarda açılan özel eğitim sınıflarında ders, dinlenme, yemek ve diğer etkinlik saatlerinde okul veya kurumda uygulanan programa uyulmakta olduğundan ilkokul ve ortaokullarda açılan özel eğitim sınıflarındaki özel eğitim öğretmen ve öğrencilerinin teneffüs hakları bulunmaktadır.

Bu konu hakkında Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü 05.01.2016 tarih ve 98638Sayılı Yazısı ile özel eğitim öğretmenlerinin teneffüs hakkından faydalanması gerektiğini açıklamıştır.


İLKOKUL VE ORTAOKULDA GÖREV YAPAN ÖZEL EĞİTİM ÖĞRETMENLERİNE NÖBET GÖREVİ VERİLEMEZ

Ayrıca 26.07.2014 Tarihli ve 29072 Sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim Ve İlköğretim Kurumları Yönetmeliğinin "Öğretmenlerin nöbet görevi" başlıklı 44. maddesi 2.fıkrasındaki; " (2) Ana sınıfı ve özel eğitim sınıfı öğretmenlerine, boş geçen dersleri doldurma ve nöbet görevi verilmez." hükümleri uyarınca bu öğretmenlere nöbet görevi de verilememektedir.

 

ANAYASAMIZDA ANGARYA YASAKTIR

Yukarıdaki mevzuat hükümlerine göre; İlkokul ve ortaokulda görev yapan özel öğretim branşı öğretmenlerinin dinlenme saatleri olan teneffüs saatlerinde; okul yönetimlerince mevzuata aykırı olarak özel eğitim öğrencilerinin olumsuz bir davranışta bulunmaması, olumsuz durumla karşılaşmaması, diğer öğrencilerle uyumunun ve kaynaşmalarının sağlanması için teneffüste de bu öğrencilerin takibini yapmakla görevlendirilmeleri ve nöbet görevi verilmesi yasal ve hukuki değildir. Ayrıca Anayasa'mızın 18. maddesinde yer alan "Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır." hükümlerine de aykırılık teşkil edecek ve özel öğretim branşı öğretmenlerine teneffüs hakkı verilmemesi kişiyi hürriyetinden alı koyma fiilinin oluşmasına sebebiyet vermektedir.

ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERDE ANGARYA YASAKTIR

 

İLO diğer adıyla Uluslararası Çalışma Örgütü Türkiye'nin imza koyduğu İLO sözleşmeleri veya diğer uluslararası sözleşmeler 1982 Anayasası'nın "Milletlerarası Antlaşmaları Uygun Bulma" başlıklı 90. maddesinde yer almaktadır.

Bilindiği üzere Anayasa'da önemli değişiklikler yapılarak kamu görevlilerine sendika hakkı açıkça tanınmış, daha sonra yapılan bir değişiklik ile de Anayasa'nın 90. maddesinin son fıkrasına, 22.05.2004 tarih ve 5170 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5170 sayılı yasanın 7. maddesi ile eklenen son cümle uyarınca; "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." hükümleri ile Uluslararası Sözleşmeler iç hukukumuzun bir parçası haline getirilmiştir.

Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca iç hukukumuzun bir parçası haline gelen ve bir uyuşmazlık olması halinde yasalardan önce uygulanacak olan temel hak ve özgürlüklere ilişkin uluslararası sözleşmelerin örgütlenme özgürlüğü ve sendikal haklara ilişkin hükümler içerdiği bilinmektedir.

Buna göre; 13.01.2004 tarih ve 25345sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Ve Çalışma Ortamına İlişkin 155 Sayılı Sözleşmesinin 3. maddesi (b) bendindeki; "Bu sözleşmenin amacı bakımından; "b "İşçiler" terimi, kamu çalışanları dâhil olmak üzere istihdam edilen bütün kişileri kapsar." hükümlerince sözleşme metni memurları da kapsamaktadır.

 23.06.1998 tarih ve 23381 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Cebri veya Mecburi Çalıştırmaya İlişkin Sözleşmenin 11. maddesi (b) bendindeki; "Sadece 18'den yukarı ve 45'den aşağı yaşlarda bulunan sağlam yetişkin erkekler cebri veya mecburi çalıştırmaya tabi olabilirler. Bu sözleşmenin 10 uncu maddesinde öngörülen iş türleri hariç, aşağıdaki tedbirler ve şartlar dikkate alınmalıdır.

b-Öğretmenler öğrenciler ve genel olarak idari personelin muaf tutulması;" hükümleri ile memurların cebri ve mecburi çalışmadan muaf tutulacağı kayıt altına alınmıştır.

KANUN, TÜZÜK VE YÖNETMELİK HÜKÜMLERİNE AYKIRI EMİR, YERİNE GETİRİLMEZ

Diğer taraftan 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun "Devlet memurlarının görev ve sorumlulukları" başlıklı 11. maddesinde "?Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmağa mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir. Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz?" hükmü mevcut olup bu hüküm uyarınca İlkokul ve ortaokulda görev yapan özel öğretim branşı öğretmenlerinin dinlenme saatleri olan teneffüs saatlerinde; okul yönetimlerince mevzuata aykırı olarak özel eğitim öğrencilerinin olumsuz bir davranışta bulunmaması, olumsuz durumla karşılaşmaması, diğer öğrencilerle uyumunun ve kaynaşmalarının sağlanması için teneffüste de bu öğrencilerin takibini yapmakla görevlendirildikleri ve nöbet görevi verilmesi yukarıdaki mevzuat hükümlerine aykırı olup mevzuata aykırı olarak verilen bu görevin yerine getirilme imkânı da bulunmamaktadır.

 Ahmet KANDEMİR

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri